Günler ilerliyor ve dünya oldukça değişen bir hal alıyor. Var olan şeyler bir anda var olmanın eşiğinden çıkarak anlamsız bir hal almakta. Düşüncesiz insanlık, olmayan düşüncüleri ile çelişmeye başlıyor. Kafalarında ne olduklarını bilmekten kaçınarak, beyinsel haraketlerini kullanmıyor. İşte tam bu sırada müzik karşılarına çıkıyor ve beyinsel düşünme ile duygular bir araya bir anda karşılarına çıkıyor. İşlevsel hareketler yaparak beyin onları kontrol etmeye başlıyor.
Bu yazımda ise size süzme müzikleri ve nasıl beyniniz vücudunuz ile hareket ettiğini göstereceğim. Başlasak iyi olur yol kısa, hemen bitsin.
Wishbone Ash - The King Will Come
Grubun temeli taa 1966'lar da atılıyor yani ben doğanmadan önce hatta babam 4 yaşındayken falana denk geliyor bu. Hatta grup üyelerinin farklı müziklere eğilimleri kendi müziklerine de yansıdığını görmekteyiz. Grup son albümünü 2004'de çıkartmıştır. En azından benim takip ettiğim kadarıyla tabi. Daha sonra ne oldukları hakkında pek bilgi sahibi değilim. The King Will Come şarkısı ise grubun 1972'de çıkarttıkları Argus albümünden.
Asgard - In The Realm Of Asgard
Aslında Asgard grubunu bilmemiz bizim için büyük bir kayıp olarak görmekteyim. Sonbahar yaklaşırken böyle şarkılar dinlenmesi, ruhlarını o elektro'nun sololarının dokunması bize başka bir türlü haz vermeli. Bu yüzden Asgard sonbahar gibi. In The Realm Of Asgard şarkısı ise 1972'de çıkarttıkları albümlerinden.
Aquila - Flight Of The Golden Bird
Aquila hakkında pek bir şey bilmiyorum aslıdan. Sadece masada güzel bir yemek ve ardından bu şarkı ile kulaklarınızı doyurabileceğinizi biliyorum. Aquila yetmişlerin kıyısında köşesinde kalmış bir grup. Bütün kıyısında ve köşesi olmayanlar ile iyi anlaşan bir grup.
Porcupine Tree - Hatesong
Her zaman şarkıya bas gitar ile giriş yapan şarkılar benim ilk tercihimdir. Bu şarkıda onlardan bir tanesi. Üstünkörü olmadığımız zamanlarda dinlenebilecek, dinlendikçe replay tuşuna basılabilecek bir parça. Ve emin olun paylaşmazsam içim içimi yiyecekti.
Marillion - Grendel
79'larda yaşamış bir insan bu grubu dinlemediği ve daha sonra duyduğunda ne kadar üzüldüğünü hissediyorum hatta yaşıyorum diyebiliriz. Şüphesiz ki Fish baba solistliğini yaptığı bu grubu nasıl bıraktı aklım şaşar. Ama Steve amca da iyi götürmüştür işi.
Bu yazımda ise size süzme müzikleri ve nasıl beyniniz vücudunuz ile hareket ettiğini göstereceğim. Başlasak iyi olur yol kısa, hemen bitsin.
Wishbone Ash - The King Will Come
Grubun temeli taa 1966'lar da atılıyor yani ben doğanmadan önce hatta babam 4 yaşındayken falana denk geliyor bu. Hatta grup üyelerinin farklı müziklere eğilimleri kendi müziklerine de yansıdığını görmekteyiz. Grup son albümünü 2004'de çıkartmıştır. En azından benim takip ettiğim kadarıyla tabi. Daha sonra ne oldukları hakkında pek bilgi sahibi değilim. The King Will Come şarkısı ise grubun 1972'de çıkarttıkları Argus albümünden.
Asgard - In The Realm Of Asgard
Aslında Asgard grubunu bilmemiz bizim için büyük bir kayıp olarak görmekteyim. Sonbahar yaklaşırken böyle şarkılar dinlenmesi, ruhlarını o elektro'nun sololarının dokunması bize başka bir türlü haz vermeli. Bu yüzden Asgard sonbahar gibi. In The Realm Of Asgard şarkısı ise 1972'de çıkarttıkları albümlerinden.
Aquila - Flight Of The Golden Bird
Aquila hakkında pek bir şey bilmiyorum aslıdan. Sadece masada güzel bir yemek ve ardından bu şarkı ile kulaklarınızı doyurabileceğinizi biliyorum. Aquila yetmişlerin kıyısında köşesinde kalmış bir grup. Bütün kıyısında ve köşesi olmayanlar ile iyi anlaşan bir grup.
Porcupine Tree - Hatesong
Her zaman şarkıya bas gitar ile giriş yapan şarkılar benim ilk tercihimdir. Bu şarkıda onlardan bir tanesi. Üstünkörü olmadığımız zamanlarda dinlenebilecek, dinlendikçe replay tuşuna basılabilecek bir parça. Ve emin olun paylaşmazsam içim içimi yiyecekti.
James - Dream Thrum
Bitmek tükenmez işleriniz olduğunda neler yapıyorsunuz? Sadece bir soru üzerinden size milyonlarca cevap yazılmaz. Sorunun tek bir anlamı, tek bir cevabının yanı sıra onun yanında ona benzeyen bir çok soru karşınıza çıkabilir. Bu yüzden bu parça karşınıza bir çok buna benzer müzik gelebilir ama bu parça en iyilerinden.
Marillion - Grendel
79'larda yaşamış bir insan bu grubu dinlemediği ve daha sonra duyduğunda ne kadar üzüldüğünü hissediyorum hatta yaşıyorum diyebiliriz. Şüphesiz ki Fish baba solistliğini yaptığı bu grubu nasıl bıraktı aklım şaşar. Ama Steve amca da iyi götürmüştür işi.
Rare Bird - Flight
Efsanelerden giderken bu efsaneyi unutmak su birikintisinde boğulmaktan zor olmalı. Davulla girilen daha sonra beni azıcık daha hadi gibi cinsel görünen ama sadece müzikal bir dans niteliği taşıyan bir parça. Dinlenmeli, dinletilmeli.
,
Cem Karaca - Ömrüm
Bu kadar dış ülkelere gittik. Hepimizin bildiği, ağızından çıkartmadığı bir parça değil mi? Cem babanın o kasvetli sesi sizi alıp götürmediyse sen ne anlarsın müzikten. Sevgiden uzak insanlar, sevgiyi bildiklerinden şüphe edenler insanların üstüne giderler. Sen gitme.
Oleg Serkov - Meditative
Bir Sovyet hayranı olarak Rusları sever, Rus müzisyenleri saygıyla anarım. O dönemler de rock deyince bir çok kişinin akla geldiğini biliyor muyum? Tabiki de hayır ama bir bakımı bu adam sen napıyon adamım dedirtiyor. Velhasıl, söze müzik ile başlanmalı.
Janis Joplin - Move Over
Janis Joplin ile kafa bulan insanım ben. Bu seçkimizi Janis ile bitirtiğim için de ayrı bir mutluluk ayrı bir şeyler var içimde. Sadece Janis Joplin'nin bu parçayla anmalayalım. Summertime vs. vs. Görüşmek üzere!